STORE
ÖZGE YAĞCI, PLASTİK TEMAS "Duvar yerleştirmesi tamamı
65,000 ₺

“Plastik Temas” sergisi evin en öznel alanlarından birisi olan banyoda geçen bir arınma ritüeline odaklanır. Cinsiyetli özne perspektifinden mekânın algılanışı onu homojen bir zaman-mekân sıkışmasından kurtararak “haptik” bir kavrayışa sürükler. Dokunma ile kavranan bu akışkan mekânda kir, tortu, leke, pürüz, pürüzsüzlük, paklık, güzellik, çirkinlik, beden, ruh gibi karşıt kavramlar melez bir söylem üretirler. Kare, dikdörtgen, daire gibi geometrik şekillerin işaret ettiği cinsiyetli nesneler, geometrinin bozulduğu amorf formlara doğru evrilirken, kuir temsil mekânda kendini görünür kılar. Hacim konturlarını kaybederken, mekân akışkan bir patikada ötekiyle karşılaşma deneyimi kurgulamaktadır. Çalışmada mekânın yoksulluğunun, arınmanın pürüzsüzlüğü üzerine bir gölge düşürdüğü gözlemlenmektedir. Yoksul bir banyoda temizlenmenin güçlüğü, malzeme üzerinden geliştirilen performatif bir yaklaşımla sahnelenir. Malzemenin plastisitesi çalışmayı dokunmayla inşa etme, algılama ve imgeleme sürecinin uzantısı haline getirmektedir. Mekân ise gözmerkezci bakıştan kurtularak dokunarak inşa edilebilen, deneyimlenebilir ve bellekle ilişkilenen bir forma dönüşür. Günümüz kent yaşantısında gündeliğin değişen ritmi, ev içi sterilizasyonun giderek önem kazandığı bir durum haline gelmiştir. Seramik; endüstriyel boyutta ev içi hijyen mekanlarının ana malzemelerinden birisi olarak öne çıkarken, sanatsal boyutta hijyen ve düzenden ayrılan estetik bir bağlam geliştirebilir. Bir malzeme olarak seramik, sosyolojik bir bağlam içerdiği kadar, sanatsal yoruma açık psikolojik göndergeler de içerebilmektedir. Burada malzemenin kirin estetiği üzerinden yorumlanması, bir anlamda banyo mekanını daha yaşanır ve anda olana götürerek salt hijyen duygusundan arındırır. Son dönem çalışmalarında malzeme üzerinden geliştirilen anlatılara yönelen sanatçı; metin çalışmalarında da bu yaklaşımı koruyarak açıklamadan kaçınan öyküsel bir üslup benimser. Sergide yer verilen seri “Pak-Kir”in orijinal metni şu şekildedir: “Bak yine ıslandı banyo. Köpük ve kir. Oysa bedenim temiz. Benimkinden bahsediyorum seninkini bilmiyorum. Şuranda bazı tortu ve pürüzler. Aynaya bakıyorum bazen kendimi göremiyorum, şuradaki fırça fırçalamıyor saçlarımı. Neyse ki sabun kaygan, havlu emici. Sahi kir ne renk, tortu ne kalınlıkta olmalı? Lekenin varlığına inanmamız için ne kadar alan kaplamalı? Her nesnenin ilksel versiyonuna tanık bu ev seksenlerde güzel olmalı. Giderek yaşlanan musluklar su kaçırıyor ve evet bu banyoda kayıp düşmek serbest.”